e-Learning Talks » Posts in category 'SCORM'

BUELC ile e-Öğrenme Standartları Üzerine Bir Ropörtaj

Boğaziçi Üniversitesi e-Öğrenme Topluluğu (BUELC) ile e-öğrenme standartları nasıl ortaya çıktı, ne tür standartlar var, kimler geliştiriyor bu standartları ve Türkiye’de standartlara yaklaşımı konuştuk.

BUELC: Bize e-öğrenme standartlarının ortaya çıkış sürecinden bahseder misiniz? Neydi insanları e-öğrenmeyi standartlaştırmaya iten nedenler?
Zehra Doruk: 1990 larda internetin iletişimde önemli bir rol oynamaya başlamasıyla, e-öğrenme teknolojilerinde de bir patlama yaşanmış ve hızlı bir gelişim sürecine girilmiştir. İnternet teknolojileri ile paralel olarak bilgi internette yerini sağlamlaştırırken, eğitim için de bir başvuru nesnesi haline dönüşmeye başlamıştır. E-öğrenme’de internet üzerinden elektronik olarak bilgi aktaran nesnelerin ismi olmuştur.

E-öğrenme sektörü, dünya genelinde her geçen gün hızlı bir şekilde genişlemeye ve gelişmeye devam ediyor. Bu gelişme beraberinde karmaşıklaşan e-öğrenme platformlarını ve araçlarını da beraberinde getiriyor. Dolayısıyla bu gelişmelerin belli standartlar ve spesifikasyonlar çerçevesinde yürütülmesi gerekliliği muhakkak.

BUELC: Peki neyi amaçlıyor e-öğrenme standartları?
Zehra Doruk: Farklı firmalar ve farklı platformlarda geliştirilen içeriklerin ve programların, aynı düzlemde birlikte çalışmasını ve iletişim kurmalarını sağlamak standartların en temel amaçlarındandır diyebiliriz. Örneğin X bir firmadan LMS satın aldınız, e-öğrenme içerik paketlerinizi de Y firmasına hazırlattınız. Hazırlanan içeriklerin LMS ‘inizle iletişim kurabilmesi için aynı dili konuşuyor olmaları gerekir. Bunu da standartlar sağlar.

BUELC: E-öğrenme standartlarını nasıl sınıflandırabiliriz?
Zehra Doruk: Belli başlı üç kategori altında sınıflandırabiliriz e-öğrenme standartlarını. Metadata, pakatleme ve iletişim standartları şeklinde. Metadata standartları e-öğrenme içeriği içerisindeki her türde nesneyi tanımlamak ve etiketlemek için kullanılır. Bir yazımda bunu kütüphanelerdeki kitap etiketlerine benzetmiştim; bir kitabın, hangi salonda, hangi koridorda, hangi rafta olduğunu belirten etiketlere. Metadata standartları sayesinde, e-öğrenme paketinde yer alan bir nesneyi aradığınızda kolayca ulaşabiliyorsunuz.

Paketleme standartları, farklı nesnelerin bir araya getirilip bir içerik oluşturulması sırasında, bu birleştirme işleminin nasıl yapılması gerektiğini tanımlar. Bu tanımlamaya göre, bu içeriğin standart uyumlu bir LMS te çalıştırılabilmesi, yüklenmesi kolaylaşır.

İletişim standartları ise içerikle LMS arasındaki iletişimde kullanılan dili tanımlar. Bu sayede, içeriğin kim tarafından kullanıldığı, ne kadarını izlediği, nerede kaldığı gibi bilgiler LMS ‘e veri olarak taşınır ve raporlamalarda kullanılır.

BUELC: Yaygın e-öğrenme standartlarını kimler geliştiriyor?
Zehra Doruk: E-öğrenme standartları dört ana organizasyon tarafından geliştiriliyor, AICC (Aviation Industry Computer-Based Training Committee); IEEE (Institute of Electrical and Electronics Engineers) LTSC; IMS (Instructional Management System) Global Learning Consortium ve ADL (Advanced Distributed Learning).

AICC , havacılık endüstrisi için eğitim teknolojileri geliştirmek için oluşturulmuş uluslararası bir organizasyondur. Bu organizasyon temel olarak birlikte işlerlikle ilgili standartlar geliştirmektedir.

IEEE LTSC ; IEEE tarafından oluşturulmuş bir alt birim. Bu birim de eğitim teknolojileri standartları geliştiriyor. İlgi alanları ise eğitim sistemlerinin teknik alt yapısı.

IMS ‘te AICC gibi e-öğrenme materyallerinin birlikte işlerliğine yönelik spesifikasyonlar tanımlıyor. Bu spesifikasyonların yaygınlaşması da bu organizasyonun temel amaçları arasında.

ADL
; Amerika Savunma Bakanlığı (DoD) tarafından desteklenen bir organizasyon. Bugün SCORM olarak bildiğimiz referans modelini onlar tanımlıyorlar. Kurumsal iştiraklerin yanı sıra global ölçekte akademik olarak destekleniyor.

BUELC: Peki SCORM nedir?
Zehra Doruk: SCORM’u nesne tabanlı e-öğrenme yazılımları için bir başvuru modeli olarak tanımlayabiliriz. SCORM, bir e-öğrenme yazılımının yeniden kullanılabilir olması, diğer yazılımlarla birlikte çalışabilmesi, ulaşılabilir olması için geliştirilmiş bir başvuru modelidir. Bu model oluşturulurken ADL; AICC, IMS ve IEEE organizasyonları ile birlikte çalışmıştır. SCORM ile, farklı organizasyonlar tarafından geliştirilen e-öğrenme standartlarının ortak bir modelde birleştirmek amaçlanmıştır.

BUELC: SCORM’u diğer standartlardan farklı kılan nedir? Neden bu kadar çok konuşuluyor?
Zehra Doruk: Diğer standarları ortak bir paydada toplamış olması en önemli neden. Biraz önce de bahsettiğimiz gibi, farklı organizasyonlar tarafından neredeyse birbirini bütünleyen hatta aynı işleri yapan standartlar geliştiriliyordu. Bu da standartlara olan ilginin dağılmasına neden oluyordu. Hepsinin belki de iyi yönlerini toparlayıp bir referans model oluşturmak e-öğrenme sektörü için önemli bir adım olmuştur. Bu amaçla, 1997 yılından bu yana ADL tarafından kurulan geliştirme lab’larında titiz bir çalışma yürütülüyor. ?u anki versiyon SCORM 2004. Güncellemeler ve geliştirmeler tüm dünyadaki kullanıcıların geri bildirimleri ve ihtiyaçları ile şekilleniyor.

Diğer taraftan, SCORM web üzerinden dağıtımı yapılan içerikler için geliştirilmiş bir referans modeldir. Amaç içeriğe ulaşımı ve yeniden kullanımı maksimuma çıkarmak olduğu için; en hızlı dağıtım ve ulaşım yöntemi olarak da web benimsenmiştir. Dolayısıyla günden güne gelişen web teknolojileri ve kullanıcıların ihtiyaçlarıyla şekillenen eğitim teknolojileri ile paralel olarak SCORM da gelişmeye devam edecektir. Bu da SCORM’un daha da fazla karşımıza çıkacağı anlamına geliyor.

BUELC: E-Öğrenme standartları bize e-öğrenme içeriğini nasıl hazırlamamız gerektiği konusunda neler söylüyor? Kaliteli bir içeriği tanımlayan bir standart var mıdır?
Zehra Doruk: Maalesef. Standartların ve spesifikasyonların tamamı, SCORM başta olmak üzere, tamamen teknik konulardan bahseder. LMS (eğitim yönetim sistemleri) nasıl bir teknik yapıya sahip olmalı, kullanıcı hareketlerini nasıl takip etmeli, oluşturulan içerikler nasıl birleştirilmeli, nasıl paketlenmeli, içerikler nasıl etiketlenmeli vs. Standartlaştırmanın temel amacı, e-öğrenme sektöründe hizmet veren farklı şirketler tarafından hazırlanan içeriklerin ve platformların birlikte çalışabilir olmaları ve bu hizmetten faydalanmak isteyen kurumların/kişilerin tercihlerini yaparken teknik konularla oyalanmadan eğitim ihtiyaçlarını karşılayacak ürünlere yönelmelerinin sağlanması.

E-öğrenme’de kalite ile ilgili bir standart yok ama sertifikasyonlar mevcut. Bu konu ile ilgili olarak çalışmalar yapan en önemli organizasyon da ASTD ( American Society for Training & Development) . ASTD tarafından verilen e-öğrenme yazılımları sertifika programı, asenkron web tabanlı eğitimlerde öğretim tasarımı ve kullanılabilirlik kavramlarını irdelemektedir.

BUELC: E-öğrenme standartlarının Türkiye’deki yerinden bahseder misiniz?
Zehra Doruk: Standartlar artık, Dünya genelinde e-öğrenme sektörünün vazgeçilmez kavramlarından birisi. Dolayısıyla Türkiye’de de durum çok farklı değil. Bu konu ile ilgili çalışmalar yapan bütün kurumlar standartlar konusunda titiz davranmak zorundalar. Mesela, en octa olarak biz, e-öğrenme ihtiyacında olan şirketlere hem eğitim yönetim sistemi desteği hem de içerik desteği veriyoruz. Kullandığımız eğitim yönetim sistemi şimdiye kadar AICC uyumlu bir sistemdi. SCORM ‘un gelişimine kayıtsız kalmadık. Artık eğitim yönetim sistemimiz ABlms 4.0, SCORM 2004 ile de uyumlu. Bu ne demek, eğitim yönetim sistemimizi satın alan bir kullanıcı SCORM uyumlu bir içeriği bu sistemle entegre bir şekilde gönül rahatlığı ile kullanabilecek. Aynı şekilde ürettiğimiz içeriklerin de standartlarla uyumlu olması sayesinde, kullanıcılarımız kullandıkları LMS ‘e bağımlı kalmadan bizden içerik desteği alabiliyorlar.

SCORM 2004 Bölümlerine Genel Bir Bakış

SCORM’un bölümlerine geçmeden önce, yazı içerisinde ve SCORM ile ilgili dokümanlarda sıklıkla karşılaşacağınız bir kavramdan bahsetmekte fayda var: Eğitim Yönetim Sistemleri (Learning Management Systems – LMS). SCORM Eğitim Yönetim Sistemlerini nasıl tanımlar?

Eğitim Yönetim Sistemleri, eğitsel içerik paketlerinin ve yazılımlarının yönetimi için geliştirilmiş basit yapılar için kullanıldığı gibi; bir kurumun diğer yönetim sistemleri ile entegre çalışan oldukça karmaşık yapılar için de kullanılmaktadır.

SCORM’a göre LMS, kullanıcılara eğitim içeriklerini ulaştırma ve yönetme kabiliyetine sahip web tabanlı ortamlar olarak tanımlanmaktadır. LMS, kullanıcının neye ne zaman ulaşacağını bilir ve kullanıcı eğitim içeriğinde dolaşırken neler yaptığını ve performansını izler.

Pek çok LMS, kullanıcıların online derslere ulaşmalarına izin verir, bu dersleri izler, online dersler haricinde kullanıcılara ekstra kaynaklar ve özellikler sunar. SCORM spesifikasyonları bu özelliklerle ilgilenmez ve SCORM uyumluluk yalnız başına bir LMS’e herhangi bir avantaj sağlamaz. SCORM uyumlu bir LMS, bu özelliğini ancak, SCORM uyumlu bir içeriği sunarken ve izlerken gösterir.

Scorm’un BölümleriSCORM kitaplığında, web tabanlı öğrenme ortamları için tanımlanan esaslar üç farklı bölümde ele alınmıştır:

1. İçerik Kümesi Modeli (Content Aggregation Model – CAM)
2. Çalışma Ortamı (Run-Time Environment – RTE)
3. Sıralama ve Dolaşım (Sequencing and Navigation – SN)

1. İçerik Kümesi Modeli (Content Aggregation Model – CAM)

SCORM Content Aggregation Model (CAM), kullanıcılara sunulan bir e-öğrenme içeriği kaynaklarının nasıl kümelenmesi gerektiğini belirten sınıflandırma biçimlerini tanımlayan bölümdür.

CAM şunları içerir:

1. İçerik Modeli:

* Varlıklar (Assets)
* Paylaşılabilir İçerik Nesneleri (Shared Content Objects – SCOs)
* İçerik Organizasyonu (Content Organization)

2. İçerik Paketi
3. Üst-Veri (Meta-data)

SCORM’a göre, bir öğrenme kaynağında en temel form, varlıklardır (assets). Varlıklar, dijital olarak sunulan her türlü medya bileşenini, örneğin grafik, flash dosyası, html dosyası, XML dosyası, ses ya da video dosyası gibi kullanıcıya sunulmak üzere hazırlanmış, web’te sunulacak her türlü nesneye verilen genel bir addır. Birden fazla varlık birleşerek farklı bir varlığa dönüşebileceği gibi, bir varlık kendi başına bir öğrenme deneyiminin küçük bir birimi de olabilir.

Paylaşılabilir içerik nesneleri (SCOs) LMS tarafından çalıştırılan, izlenen ve bir ya da birden fazla varlık ile oluşturulan yapılara verilen addır. Paylaşılabilir içerik nesneleri, LMS ile standartlar çerçevesinde iletişime geçen en küçük yapıdır. Tasarım ya da geliştirme aşamasında, LMS tarafından izlenmesi gerektiği düşünülen parçalar SCO olarak tasarlanabilir.

SCORM SCO’nun boyutu, büyüklüğü ve kapsamı hakkında herhangi bir kısıtlama getirmemiştir. Yani, bir öğrenme hedefini karşılayabilmesi için SCO’nun ne kadar bilgi içermesi gerektiğine içerik geliştiricileri özgürce karar verebilirler.

SCORM uyumlu bir LMS, kim tarafından üretildiğine bakmaksızın bir SCO’yu çalıştırabilir ve izleyebilir; ne zaman başlayacağını ve ne zaman sonlanacağını bilir.

İçerik organizasyonu ise SCO’ların ve varlıkların bir araya getirilmesi ile oluşturulmuş yapılara verilen isimdir; yapılandırılmış bir e-öğrenme içeriğinin nasıl akacağını gösteren harita gibidir. İçerik organizasyonu, bir dersin bir bölümünü, bir dersi ya da komple bir eğitim paketini tanımlayabilir. Ama, bir dersi tanımlayacak şekilde içerik organizasyonlarının geliştirilmesi yaygın olarak kullanılmaktadır.

İçerik Paketi; SCORM uyumlu bir içeriğin SCORM uyumlu bir LMS üzerinde çalışabilmesi için gerekli olan bütün dosyaları içerir. İçerik paketi içerisinde, “manifest” dosyası ve öğrenme kaynağını oluşturan bütün fiziksel dosyaların bulunması gerekir. Manifest dosyası, IMS Manifest olarak da bilinen, içerik organizasyonunu ve içerik paketi içerisindeki kaynaklarla ilgili tanımlayıcı bilgileri içeren bir XML dosyasıdır.

SCORM içerik modeli elemanlarının, arandığında kolayca ulaşılabilmesi ve dolayısıyla yeniden kullanılabilmesi, sınıflandırılabilmesi için bir takım tanımlamalara ihtiyaçları vardır. Bunu karşılamak adına IEEE LTSC tarafından geliştirilen öğrenme nesneleri metadata (LOM) standartları, SCORM’da içerik modelinin her seviyesine uyarlanabilmektedir.

İçerik kütüphanelerinde arama ve bulma konusunda çalışmalar, CORDRA (Content Object Repository Discovery and Registration/Resolution Architecture) projesi başlığı altında sürdürülmektedir. Dijital içerik kütüphaneleri arasında bir köprü kurma fikri ile tasarlanmaya başlanmış olan CORDRA; tanımlama ve belirtme için kullanılacak uygun teknolojileri ve var olan birlikte çalışılabilirlik standartlarını bir referans modeli çatısı altında toparlamayı hedeflemektedir. CORDRA ile ilgili detaylı bilgi için proje web sitesi; http://cordra.net.

Metadata’ları her bir içerik nesnesi için kimlik belgesi gibi düşünebilirsiniz. Metadata’lar, bir varlığın öğrenme içeriği içerisinde nerede ve nasıl kullanıldığına/kullanılacağına bakmaksızın, tanımlayıcı bilgileri taşır. Bu da, varlığın, yeniden kullanılabilir, aranınca kolay ulaşılabilir olmasını sağlayacak; içerik geliştiricilerinin işini ciddi boyutta kolaylaştıracak bir yöntemdir. Metadata’lar, varlıklar gibi paylaşılabilir içerik nesneleri için de tanımlayıcı bilgileri taşıyan dosyalardır. Benzer şekilde içerik organizasyonu- aktiviteler ve içerik kümeleri de metadata’lara sahip olabilir.

SCORM, metadata dosyalarında kullanılan etiket (tag) türlerine bir kısıtlama getirmemiştir. Geliştiriciler kendilerine özgü bir etiket sistematiği geliştirebilirler. Yalnız, hazırlanan içeriğin farklı geliştiricilerin içerikleri ile birlikte çalışabilir olması düşünülüyorsa SCORM’a özgü geliştirilmiş etiket standartlarının kullanılması tavsiye edilmektedir.

2. Çalışma Ortamı (Run-Time Environment – RTE)
SCORM’un diğer bir bölümü olan Çalışma Ortamı, LMS’in paylaşılabilir bir içerik nesnesini nasıl çalıştıracağını ve çalıştırırken nasıl iletişim kuracağını tanımlar.

LMS’in bir içerik nesnesi içerisinde gezinirken kullanıcının neler yaptığını izleyebilmesi için, içerik nesnesinin LMS’e bir dizi rapor göndermesi gerekir; “kullanıcı neleri izledi?”, “ne kadarını tamamladı?” gibi. Bazı durumlarda ise LMS’in içerik nesnesine bir takım bilgileri iletmesi gerekir; “kullanıcı adı ne?”, “içeriği daha önce almış mıydı?”, “başarı oranı neydi?” gibi. Yani, içerik nesnesi ile LMS arasında çift yönlü bir iletişim söz konusudur. Bu iletişim SCORM API (Application Programming Interface) ile sağlanır.

API, LMS ile içerik arasında taşıyıcı işlevi görür. Java ya da Javascript teknolojileri kullanılarak hazırlanan SCORM API’ler, iletişimi sağlarken kullanacakları bir dizi fonksiyon içerirler. Bu fonksiyonlara ve tanımlarına SCORM RTE kitabından ulaşabilirsiniz.

3. Sıralama ve Dolaşım (Sequencing and Navigation – SN)

Sıralama ve Dolaşım bölümü, SCORM’a son sürümü ile eklenmiş bir bölümdür. Bu bölümdeki standartlar, IMS’in sıralama spesifikasyonları üzerine inşa edilmiştir.

SCORM Sıralama ve Dolaşım kitabı içerisinde tanımlanan en temel kavram “aktivite ağacı” (Activity Tree) kavramıdır. İçerik Kümesi Modelinde, içerik organizasyonlarının nasıl oluşturulduğundan bahsetmiştik. İçerik organizasyonları aslında aktivite ağaçlarının temelini oluştururlar. İçerik organizasyonu içerisinde belirtilen her bir öge, öğrenme aktivitesine karşılık gelmektedir. Sıralama kuralları, bu öğrenme aktivitelerinin LMS tarafından hangi sıra ile çalıştırılacağını, kullanıcının içeriği izleyip izlememesine göre sıralamada ne tür değişiklikler yapılacağını tanımlar.

Sıralama kurallarına göre, daha önceden deneyim edilmiş bir içerik, kullanıcının tamamlama yüzdesi ya da başarı oranına göre farklı porsiyonlarda sunulabilir. Diğer bir deyişle, SCORM Sıralama ve Dolaşım Standartları, kullanıcının içerikle ilgili deneyimlerinden yola çıkarak, içerik sunumunun kişiselleştirilebilmesine olanak sağlar.

Sıralama ve Dolaşım ile ilgili kavram ve standartlarla ilgili teknik açıklamalara SCORM SN kitabından ulaşabilirsiniz.

SCORM’un e-Öğrenme Sektöründeki Rolü ve İlkeleri

SCORM e-öğrenme sektöründeki farklı grup ve ilgileri bir arada toplamayı hedeflemiştir. e-Öğrenme teknolojileriyle ilgili olarak çok farklı alanlarda pek çok organizasyon dağınık olarak çalışmalarına devam etmekteydi. Bu organinazasyonlar ilgi alanları çerçevesinde gerçekten büyük çalışmalar yapıyorlardı fakat bir diğeri ile arasındaki bağlantı tam olarak da kurulamıyordu.

Web tabanlı öğrenme teknolojileri için ADL, SCORM ile bütün bu organinazsyonların çalışmalarını bir başvuru modeli çatısı altında biraraya getirmeyi hedeflemiştir. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi, yıllarca süren geliştirim, test ve uygulama sürecinden sonra SCORM 2004 sürümü şimdi tutarlı bir yapıda olup ADL’nin ve genel olarak standartlarla hedeflenenlerin sağlanması adına önemli bir yol katetmiş durumdadır.

SCORM geliştirme süreci nihayetlenmiş değildir elbette ama bu süreçte en büyük görev SCORM 2004 uygulamasını bünyesinde hayata geçirecek e-öğrenme geliştiricilerine düşmektedir. ADL, kullanıcılarından gelecek geri dönütlerle, SCORM eksikliklerini ya da yaşanan uygulama problemlerini veya güçlüklerini saptamak için beklemektedir.

İlkeleri

ADL’nin “SCORM Overview” kitabında, bir başvuru modelinin sahip olması gereken temel üç kriter şu şekilde belirtilmiştir;

  • Kolay anlaşılabilir ve uygunabilir olması adına bütün prensiplerin en ince detayına kadar açıklanmış olması,
  • E-Öğrenme içeriği ve aracı geliştiricileri tarafından anlaşılmış ve kabul görmüş olması,
  • Geniş bir alana uyarlanıyor; e-öğrenme geliştiricileri ve bunların müşterileri tarafından kullanılıyor olması.

SCORM bu kriterleri yerine getirmek adına, şu özellikleri e-öğrenme yazılımları için de olmazsa olmaz özellikler olarak kabul etmiştir (bir önceki yazımızda da belirttiğimiz):

  • Birlikte çalışabilirlik (Interoperability): Farklı kaynaklardan alınan içeriklerin birleştirilmesi; farklı sistemlerde çalıştırılabilmesi; farklı sistemlerin birbirleri ile iletişim kurması ve etkileşimi.
  • Yeniden kullanılabilirlik (Re-usability): e-Öğrenme içeriğini oluşturan bilgi nesnelerinin (metin, grafik, ses, animasyon, video, kod…) yeniden kullanılabilir olması. Bu nesnelerin bir araya getirilerek farklı bir öğrenme nesnesine dönüşebilmesi.
  • Yönetilebilirlik (Manageability): Kullanıcıya ya da içeriğe ait bir bilginin eğitim yönetim sistemi tarafından izlenmesi.
  • Ulaşılabilirlik (Accessibility): Kullanıcının bir öğrenme nesnesine ne zaman isterse ulaşabilmesi.
  • Devamlılık (Durability): Teknolojik bir gelişmenin; örneğin içerik üretilirken kullanılan bir aracın yeni bir sürümünün çıkmasının, yeniden tasarım ya da kodlama gerektirmemesi.
  • Ölçeklenirlik (Scalability): Teknolojinin kullanıcı sayısında, ders sayısında ya da içerikte muhtemel bir artışı kaldırabilecek nitelikte olması.

SCORM, web tabanlı öğrenme metodunu, öğrenme içeriğinin ulaşılabilirliğini ve yeniden kullanımını maksimuma çıkartacak en iyi yöntem olarak kabul etmiştir. Çünkü web tabanlı teknolojiler günden güne gelişmekte ve bu gelişmeler öğrenme teknolojilerini de büyük ölçüde etkilemektedir. Web tabanlı hazırlanmış bir içerik, CD-ROM ya da intranet gibi farklı pek çok ortamda dağıtılabilir ve çalıştırılabilir. Diğer taraftan, web tabanlı öğrenme teknoloji standartları henüz çok da fazla yaygınlaşmamıştır.

Bir e-öğrenme yazılımın olmazsa olmaz özelliklerinden ve web tabanlı öğrenme teknolojileri kabulünden yola çıkılarak, SCORM’un operasyonel ilkeleri şu şekilde tanımlanmıştır;

  • Web tabanlı bir eğitim yönetim sisteminin, farklı içerik geliştiricileri tarafından hazırlanan içerikleri çalıştırabilir ve bu içerikle bilgi alışverişi yapabilir olması,
  • Web tabanlı bir içeriğin, farklı eğitim yönetim sistemleri tarafından çalıştırılabilir olması ve bu yönetim sistemleri ile bilgi alışverişi yapabiliyor olması,
  • Web tabanlı içerik yönetim sisteminin ortak bir içerik ambarına/larına ulaşabiliyor olmaları ve bu içerikleri çalıştırabilmeleri.

Nesne Tabanlı e-Öğrenme Yazılımları için Bir Başvuru Modeli: SCORM

e-Öğrenme ile ilgili makalelerde, portallerde, panellerde, ya da ürün tanıtımlarında sıklıkla karşılaşmaya başladığımız bir kavram “SCORM”. Peki; SCORM nedir? SCORM kim tarafından geliştirildi? SCORM neleri içerir? “Bir eğitim yazılımı/içeriği/LMS/CMS” nasıl SCORM uyumlu olur?

Bu ve benzeri soruların yanıtlarını bu yazımızda vermeye çalışacağız.

SCORM: (Sharable Content Object Reference Model) Paylaşılabilir İçerik Nesnesi Başvuru Modeli

SCORM’un açılımında geçen “Paylaşılabilir” ve “Nesne” kavramları temel olarak, SCORM’u tanımlayabilmek için bize bazı ipuçları veriyor. Nasıl ve neden mi?

Açıklamayı programlama dillerinin biraz geçmişine giderek başlayalım. Bilgisayar teknolojilerinin erken dönemlerinde kullanılan programlama dilleri ile yeni bir yazılım üretmek, kitap yazmaktan çok farklı değildi. Programcı bir metin editörüne yazılımın çalışması için gerekli olan algoritmayı yazar ve programı çalıştırırdı. Program çalışmaya başladığında, programcının yazdığı sırada gerçekleşmesi gerekenleri uygulamaya koyulurdu. İsteğe uygun çalışmaz ise hatayı bulmak için programcının yazdığı bir süre kadar problemin neden kaynaklandığını bulması gerekirdi.

Bilgisayar programcılığında yaşanan en önemli gelişme, bu tür programlama dillerinin yaşanan zorlukları ortadan kaldıracak bir şekilde evrim geçirmesi olmuştur. Lineer bir şekilde kodlama gerektiren program dilleri (Procedural porgramming) yerine organize edilmesi kolay küçük parçalardan oluşan modüler yapıdaki programlar, daha karmaşık yapıların daha hızlı ve kolay üretilmesine olanak sağlamıştır. Böylece hazırlanan bir modül farklı bir uygulamada kolayca kullanılabilir hale gelmiştir. Bu programlama dilleri nesne tabanlı programlama dilleri (Object Oriented Programming – OOP) olarak adlandırılmışlardır.

Nesne tabanlı programlama dillerinde yaşanan bu gelişmeler, kitap içeriği gibi hazırlanan, puzzle parçası gibi sadece bulunduğu yerde anlamlı içerik parçalarından oluşan ve bu şekilde programlanan e-öğrenme yazılımlarını da olumlu bir şekilde etkilemişti. En küçük öğrenme birimi, öğrenme nesneleri de modüler bir yapıda hazırlanabilir; bu nesneler pek tabiki birbirleri ile kolayca birleştirilebilir; eğitim yönetim sistemleri ile kolay etkileşebilir ve çalışabilir bir yapıda olabilirdi. Sanki lego parçaları gibi…

İşte SCORM’un çıkış noktası da bu olmuştur: “Paylaşılabilir İçerik Nesneleri

SCORM, bir e-öğrenme yazılımının, dayanıklı, yeniden kullanılabilir, diğer yazılımlarla birlikte çalışabilir, ulaşılabilir olması için geliştirilen standartlardan uyarlanarak oluşturulmuş bir başvuru modelidir.

SCORM’un Gelişim Evreleri

1997 yılında Amerika Savunma Bakanlığı tarafından kurulan ADL organizasyonuna, federal ve özel kurumlara önderlik etmesi ve eğitim ihtiyaçlarına destek olması amacıyla kullanılacak teknoloji tabanlı eğitime yönelik standartlar geliştirmesi görevleri verilmiş ve ilk geliştirme labratuvarları da bizzat savunma bakanlığı tarafından kurulmuştur. Daha sonra bu organizasyona, İngiltere ve Kanada’dan başta olmak üzere pek çok uluslar arası organizasyonla birlikte üniversiteler de akademik olarak destek vermeye başlamıştır.

ADL’nin çalışmaları doğrultusunda, e-öğrenme alanında geliştirilmiş birçok standart ve spesifikasyon tek bir başvuru modeli çatısı altında toplanmaya başlanmıştır. SCORM olarak adlandırılan bu modelin ilk sürümü, SCORM 1.0, Ocak 2000′de, takip eden sürümleri, 1.1 ve 1.2, Ocak 2001 ve Ekim 2001 tarihlerinde duyurulmuş ve kullanılmaya başlanmıştır. ADL tarafından Ocak 2004′te son sürüm, isimlendirmede bir değişikliğe gidilerek, SCORM 2004 olarak kullanıma sunulmuştur.

SCORM’un ilk sürümü (SCORM 1.0) genel olarak, öğrenme yazılımının birlikte işlerliğine ve yeniden kullanımına yönelik standartlardan oluşuyordu. İlk sürümde SCORM; “Sharable Courseware (Eğitim Yazılımı) Object Reference Model” şeklinde telafuz ediliyordu. İkinci sürümle yapılan en önemli değişiklik Courseware ifadesinin Content’e (İçerik) dönüştürülmesi oldu. Böylece SCORM e-öğrenme içeriğinin geliştirilmesinde her türlü seviyeye uyarlanabilecekti. Bu sürümde, daha çok ilk sürümün kullanıcılarından toplanan geri bildirimler doğrultusunda yapılan düzeltmeler ve geliştirmeler yer almıştı.

Ekim 2001′de sürülen SCORM 1.2 ile, e-öğrenme yazılımlarının birlikte işlerliğine yönelik önemli bir adım atılmıştır. Bu amaçla, SCORM’a, IMS’in içerik paketleme standartları dahil edilmiştir; metadata standartları geliştirilmiştir. Bu XML (eXtensible Markup Language) tabanlı paketleme ve metadata (üst veri) standartları sayesinde içerik ambarları ile LMS (Learning Management Systems) arasındaki bağlantı da kurulmuştu.

Ocak 2004′te ADL, SCORM’un son sürümünü, SCORM 2004 olarak duyurdu. İsim değişikliğine nedeni şuydu; SCORM artık üç ana bölümden oluşuyordu ve bu üç bölüm üç farklı alana hitap ediyordu. Bu bölümlerin dökümanları kendi içlerinde oldukça kapsamlı ve büyük boyutlardaydı. Bölümlerin sürümleri eskisi gibi isimlendirilmeye devam edecekti (1.3 gibi) ama genel olarak SCORM’un sürümünde bir değişiklik yapılmayacaktı. Öyle ki, SCORM 2004 uyumluluğunu etkileyecek bir değişiklik yaşanana kadar. ADL, SCORM 2004′ün kararlı bir yapıda olduğunu belirtmiş ve yakın bir gelecekte bu kadar köklü bir değişiklik olmasının beklenmediğini bildirmiş. Bu da SCORM uyumlu e-öğrenme içerik ve yazılım geliştiricileri için iyi bir haberdir.

© 2008 e-Learning Talks is powered by WordPress